İzmir’den Karaman’a uzanan düşünce treni
Herkese merhaba! Bu yazımızda “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.
İzmir’de yaşayan biri olarak, deniz kenarında yürürken bile kafamın içinden geçen düşünceler genelde ikiye ayrılıyor: “Bugün ne yesem?” ve “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak?” İkincisi biraz garip gelebilir ama insanın zihni bazen böyle random sekmelere atlıyor. Sanki Chrome’da 47 sekme açık, biri de ısrarla Karaman sayfasına yüklenmiyor.
Geçen gün Kordon’da oturuyorum. Martı bağırıyor, simitçi bağırıyor, hayat zaten yeterince gürültülü. Yanımda arkadaşım var, klasik İzmirli muhabbeti dönüyor:
— “Kanka Karaman hızlı tren ne zaman açılacak biliyor musun?”
— “Ben bilmiyorum da, bilen varsa kesin yatırımcıdır zaten.”
Gülüyoruz ama içten içe hepimiz aynı şeyi düşünüyoruz: Bu tren işi neden bu kadar zihnimizin arka planında açık kalmış bir sekme gibi?
Karaman hızlı tren ne zaman açılacak? sorusunun zihnimdeki yeri
Bazı sorular vardır, cevabını bilmesen de hayatında yer kaplar. “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak?” da benim için tam olarak böyle bir soru. Sanki Google’a yazmışım, sonuçlar yükleniyor ama internet 3G çekiyor.
Bazen sabah işe giderken metroda düşünüyorum. Yanımda biri telefonla konuşuyor:
— “Abi yetişemiyorum, geç kaldım.”
Ben içimden:
— “Belki de hepimiz bir yerlere geç kalıyoruz ama Karaman hızlı tren henüz açılmadığı için fark etmiyoruz.”
Sonra kendime gülüyorum. Çünkü fazla düşündüğümde hayat biraz stand-up’a dönüşüyor ve seyirci de yok, sadece ben ve iç sesim.
Gündelik hayatın küçük tren metaforları
İzmir’de toplu taşıma kullanan biri için “beklemek” zaten başlı başına bir yaşam tarzı. Otobüs beklerken bile insanın aklına Karaman hızlı tren ne zaman açılacak sorusu gelebiliyor. Çünkü beklemek bulaşıcı bir şey.
Bir gün durakta bekliyorum. Hava sıcak, asfalt buhar yapıyor. Yanımdaki teyze dedi ki:
— “Evladım bu otobüs gelir mi sence?”
Ben de dedim ki:
— “Teyze, ben Karaman hızlı treni bile bekliyorum, bu otobüs bana küçük gelir.”
Teyze baktı, anlamadı. Ama ben kendimi çok komik buldum. Önemli olan da buydu zaten.
İzmir’de beklemek: tren bekler gibi hayat beklemek
İzmir’de büyüyen biri olarak beklemek konusunda uzman sayılırım. Çünkü burada hayat bile biraz “geç gelir ama güzel gelir” modunda ilerliyor. Güneş batışı güzel, insanlar rahat, ama bazı şeyler hep yarım saat sonra geliyor gibi.
Bu yüzden “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak?” sorusu bana sadece bir ulaşım projesi gibi gelmiyor. Bir sabır testi gibi geliyor.
Arkadaş ortamında konu açılıyor:
— “Ya Karaman’a hızlı tren geliyormuş.”
— “Geliyor da ne zaman?”
— “İşte o kısmı kimse bilmiyor.”
— “O zaman hızlı değil bu.”
Herkes gülüyor ama aslında kimse cevap beklemiyor. Sadece birlikte saçmalıyoruz, o kadar.
İç sesin itirafları
Bazen iç sesimle tartışıyorum:
— “Sen niye sürekli Karaman hızlı tren ne zaman açılacak diye düşünüyorsun?”
— “Çünkü hayatımda netlik yok.”
— “Abartma.”
— “Tamam, biraz abartıyorum ama yine de merak ediyorum.”
İç sesim genelde haklı çıkıyor ama ben yine de kendi bildiğimi okumaya devam ediyorum. İnsan bazen cevabı değil, sorunun kendisini seviyor.
Söylentiler, umutlar ve yarım kalan bilgiler
İnternette bir şey ararken en tehlikeli şey “duydum ki” ile başlayan cümlelerdir. Karaman hızlı tren ne zaman açılacak sorusunu arattığınızda da aynı şey oluyor. Herkes bir şey söylüyor ama kimse net konuşmuyor.
Birisi diyor ki:
— “Yakında açılır.”
Diğeri:
— “Zaten büyük kısmı tamam.”
Başka biri:
— “Ben geçen sene bitecek sanıyordum.”
Bu noktada insanın kafası bir anda karışıyor. Sanki herkes aynı puzzle’ın farklı parçalarını görmüş ama kutunun kapağı kimde belli değil.
Ben bu noktada genelde şunu yapıyorum: çay koyuyorum ve konuyu unutuyorum. Çünkü fazla düşünürsem İzmir’den Karaman’a zihinsel bir yolculuk başlıyor ve ben henüz Konak’ı geçemiyorum.
Arkadaş muhabbetlerinde Karaman sendromu
Geçen gün bir arkadaş grubundayız. Konu yine dönüp dolaşıp oraya geldi:
— “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak acaba?”
— “Abi açılırsa direkt gider miyiz?”
— “Gitmeyiz ama açıldı diye mutlu oluruz.”
— “Bu bile yeter.”
İşte bu cümle beni vurdu. Bazı şeyler sadece varlığıyla bile insanı mutlu ediyormuş gibi hissediliyor. Kullanmasak bile, gitmesek bile, bilmesek bile.
Hızlı tren fikri ve yavaş hayat gerçeği
İnsan modern çağda her şeyin hızlı olmasını bekliyor. Yemek hızlı, internet hızlı, mesajlar anında. Ama bazı sorular var ki onların cevabı hızlı gelince bile inandırıcı olmuyor.
“Karaman hızlı tren ne zaman açılacak?” sorusu da böyle. Cevap gelse bile insan bir an durup düşünüyor:
— “Gerçekten mi? Yoksa yine bir erteleme mi?”
Belki de sorun trenin kendisi değil, bizim hız algımız.
İzmir’de bile bazen bir yere yetişmeye çalışırken kendi kendime şunu diyorum:
— “Ben zaten hızlı yaşamak için yaratılmamışım.”
Bir gün Karaman’a gidersem ne olur?
Hayal ediyorum. Tren açılmış. Ben İzmir’den binmişim. Yanımda küçük bir çanta, içinde abartısız sadece su ve abur cubur.
Pencereden bakıyorum. İç sesim:
— “Bak işte, beklediğin şey oldu.”
Ben:
— “Evet ama ben artık o eski ben değilim.”
Sonra Karaman’a varıyorum. İniyorum. Bir esnaf:
— “Hoş geldin evlat.”
Ben:
— “Ben aslında yıllardır bu günü bekliyordum ama nasıl açıklasam bilemedim.”
Tabii ki bu sahnenin gerçek olma ihtimali %50 hayal, %50 açlık.
Beklemek mi önemli, varmak mı?
Karaman hızlı tren ne zaman açılacak sorusu aslında bana şunu düşündürüyor: Biz gerçekten varış noktasını mı önemsiyoruz yoksa yolculuğu mu?
Çünkü hayatımda fark ettim ki, çoğu şey beklerken daha büyük bir anlam kazanıyor. Bir şey açıldığında değil, açılmasını konuşurken daha çok gülüyoruz.
Bir arkadaşım dedi ki:
— “Açılınca kimse konuşmayacak bunu.”
Haklı olabilir.
Şu an bu konu, kahve masalarında, otobüs duraklarında, gece mesajlaşmalarında küçük bir eğlence unsuru. Belki de asıl hızlı olan tren değil, bizim hayal gücümüz.
Kendi kendime yaptığım mini tartışmalar
Bazen düşünüyorum:
— “Bu kadar önemli mi?”
Sonra cevap veriyorum:
— “Önemli değil ama düşünmesi eğlenceli.”
İnsan bazen ciddi meselelerden çok, böyle yarı ciddi yarı şaka konulara tutunuyor. Çünkü hayat zaten yeterince ciddi.
İzmir’den bakınca her şey biraz daha farklı
İzmir’in rahatlığı insanı biraz hayalperest yapıyor. Denizi görmek, rüzgârı hissetmek, gün batımında hiçbir şey yapmadan oturmak… Bunlar varken insanın zihni doğal olarak “Karaman hızlı tren ne zaman açılacak?” gibi sorularla uğraşabiliyor.
Belki de mesele Karaman değil. Belki mesele benim kafamın sürekli bir yerlere gitmek istemesi.
Bir gün sadece oturup şunu fark ettim:
— “Ben aslında fiziksel olarak İzmir’deyim ama zihinsel olarak sürekli yoldayım.”
Son düşünceler: Tren gelmese de hikâye devam ediyor
İlgili Yazımız: Kayseri Ankara tren bileti kaç TL ?
Karaman hızlı tren ne zaman açılacak sorusu belki bir gün net bir cevaba kavuşur, belki de biz o cevabı duyduğumuzda artık başka bir sorunun peşine düşmüş oluruz.
Ama şunu biliyorum: Bu tür sorular hayatın küçük esprileri gibi. Ciddi değil ama tamamen önemsiz de değil. Biraz gülümsetiyor, biraz düşündürüyor, biraz da zaman geçirtiyor.
Ve belki de en önemlisi şu: Hepimiz bir yerlerde bekliyoruz. Kimi otobüs bekliyor, kimi mesaj bekliyor, kimi hayalini. Ben de arada bir Karaman hızlı tren ne zaman açılacak diye düşünüyorum.
Çünkü bazı soruların cevabından çok, insanı nerelere götürdüğü önemli oluyor.